Hacker Tarihi

Blog Single
1960'lar: Hack'in doğuşu "Bilgisayar sistemine izinsiz girerek sistemi bozan kişiler" olarak tanımlanan hacker'lar ilk olarak ABD-Massachusetts'deki teknoloji enstitüsünde yapay zeka laboratuarlarında ortaya çıktı. Okulda, elektrikli oyuncak trenleri, kamyonları "hack" eden, yani devrelerini çıkarıp, yeni şeyler ekleyerek daha hızlı gitmelerini sağlayan bir grup vardı. Bu grubun birkaç üyesi, elektronik devreleri kurcalama merakını, kampüste geliştirilen yeni bilgisayarlara yöneltti ve bilgisayar tarihinin ilk hacker'ları oldu. O zamanlarda bilgisayarlar büyük soğutucularla donatılmış odalarda ve veriler kartonlara delik açarak saklanıyordu. Öğrencilerin amaçları işlemleri daha hızlı yaparak zamandan tasarruf sağlamak da olsa, ilk "hack" teriminin çıkışı bu tarihlere denk gelir. Bu doğrultuda o dönemin en iyi hack işlemi Dennis Ritchie ve Ken Thompson tarafından ismi Unix olan ve bilgisayarın işlemesini sağlayan, günümüze kadar da taşınmış olan bir işletim sisteminde gerçekleşmişti. 1970'ler: Telefon hacker'ları 70'lerde siber-topraklar daha keşfedilme aşamasında. Hacking dediğimiz şey, kurcalamak ve kablolu dünyanın nasıl çalıştığını çözmeye çalışmaktan ibaret. 1971'de John T. Draper isimli bir Vietnam gazisi Cap'n Crunch mısır gevreği kutularından çıkan düdüğün tam 2600 mHz'lik bir ses çıkardığını keşfediyor. Draper bu gevreğin tadını seviyor muydu bilinmez ama hediye olarak verilen düdükten çok memnun kaldığına eminiz. Draper böylece Amerikan telefon şirketi AT&T'nin sistemlerine girmeyi başardı. Düdüğü bir telefon kulübesinde ahizeye öttürdüğünüzde makine ya da santral bir çeyreklik attığınızı zannediyor ve bedava konuşabiliyorsunuz. Draper, bu sistemin adına "Blue Box (Mavi Kutu)" ismini verdi ve tarihin ilk phreak'i oldu. Kısa bir süre sonra Esquire dergisi Blue Box'un sırlarını ve nasıl yapılacağını açıklayan bir yazı yayınlayınca ABD'de telefon sahtekarlıkları arttı. Bu yazıdan yola çıkarak Blue Box hazırlayan Steve Wozniak ve Steve Jobs isimli iki kolej öğrencisi yıllar sonra devrim yaratan Apple'ı kurdu. Fakat Draper'ın 70'ler boyunca sürdürdüğü bu ‘muzipliği' onun tutuklanmasına neden oldu. Draper'ın yöntemi, ABD'de hala yaygın olarak kullanılıyor. ShopIP adında kendi güvenlik şirketlerini kuran John T. Drepar, şimdikilerde ise firewall ve anti-spam yazılımları geliştirmekte ve bu konularda çeşitli konferanslara katılmaktadır. Draper 2001 yılında İstanbul'a gelerek bir konferans vermiş ve çeşitli anılarını da dinleyicilerle paylaşmıştır. 1978'de Chicagolu iki çocuk, Randy Seuss ve Ward Christiansen, kişisel bilgisayar üzerinde çalışan ilk BBS'i (bulletin board system) yaratıyorlar. BBS (elektronik mesajlaşma panosu) denilen şey, birkaç telefon hattına bağlı bir bilgisayar sistemi. Başka bir modemli bilgisayar onu arıyor, kullanıcısı içinde gezebiliyor, mesaj ve dosya alışverişi yapılabiliyor. O dönemler Amerika içi telefon konuşma ücretlerinin mesafe ve süre ile bağlantılı olmadığını ve istediğiniz yerden istediğiniz yere söz gelişi 10 cent karşılığında istediğiniz kadar telefon edilebildiğini de hatırlatırsak, o dönemin bütün hacker'larının bu BBS üzerinde buluştuğunu gözünüzün önüne getirebilirsiniz sanırız. Böylece dünyanın ilk siberalemi (cyberspace) kurulmuş oluyor. Daha sonra bu BBS'ler çoğalıyor ve kendi aralarında mesajlar alıp verebilen koca bir ağ haline geliyorlar. 1980: Hacker mesaj grupları Telefon sistemlerine izinsiz girişler, bilgisayar sektörüne kaymaya başladı. 80'lerde bilgisayarlarda elektronik yayıncılık sistemi BBS kullanılıyordu. BBS üzerinde oluşturulan ve adını Robin Hood hikayesinden alan "Sherwood Ormanı" ile "Catch-22", telefon ve bilgisayar hacker'larının buluştuğu, ele geçirdikleri gizli şifreleri ve kredi kartı numaralarını birbirleriyle paylaştığı gruplardı. 1980'de hacker grupları artmaya başladı ve ABD'de "Legion of Doom", Almanya'da "Chaos Computer Club" gibi gruplar ortaya çıktı. 1983: Çocuk oyunları "War Games" (Savaş Oyunları) filmiyle, "hack etmek" kavramı kamuoyunun gündemine girdi. Hacker'ların siber kahraman ya da anti-kahraman olarak görüldüğü efsaneler yayılmaya başlandı. Başrolünü Matthew Broderick'in oynadığı filmde, bir genç, oyun olsun diye video oyunları şirketinin bilgisayarına girmeye çalışırken, kendini orduya ait bir nükleer savaş oyununun içinde buluyordu. Aynı yıl, yetkililer "414 çetesi" olarak tanınan altı genci tutukladı. Gençler dokuz gün boyunca aralarında Los Alamos Ulusal Laboratuvarı'ndakilerin de bulunduğu 60 kadar bilgisayara izinsiz girmekle suçlandı. Los Alamos'taki bilgisayarlar, nükleer silah geliştirmekte kullanılıyordu. 1984: Büyük Hacker Savaşı ve Hacker dergileri Hacker Savaşının başı 1984'lere dayanıyor. Kendine Lex Luthor diyen bir korsan Legion of Doom (LOD) grubunu kuruyor. Grup çok başarılı ve her alanın en iyisini kendine çekmekle ünlü. Bir süre sonra Phiber Optik isimli genç gözdelerden biri, eski LOD üyesi Erik Bloodaxe ile takışıyor ve gruptan atılıyor. Phiber ve arkadaşları Masters of Deception (MOD) isimli bir karşı grup kurup savaşı başlatıyorlar. 1990'dan itibaren iki yıl boyunca LOD ve MOD grupları, telefon hatlarını karıştırma, yüksek faturalar ödetme, telefon dinleme, birbirlerinin bilgisayarlarına girme, BBS çökertme gibi saldırılarla birbirlerini eritmeye çalışıyorlar. Korsanlık felsefesinin "gizli bilgiye ulaşma"dan "karşı tarafa zarar verme"ye dönmesi bu tarihlere rastlıyor. Ve hala kullanımda olan kötülük yapma repertuarı gitgide artıyor. 92'de FBI, LOD üyelerinin ispiyonlaması sayesinde Phiber ve arkadaşlarını yakalıyor ve hapse tıkıyor. Büyük savaş dönemi sona eriyor. 2600 ve Phrack adlı hacker dergileri yayınlanmaya başladı. 2600'ün editörü "Emmanuel Goldstein" (gerçek adı Eric Corley) adını George Orwell'ın ünlü romanı 1984'ün ana karakterinden alıyordu. İki dergi de bilgisayar ve telefon hacker'larına konuyla ilgili ipuçları veriyor ve hacker'lığı yorumlayan yazılar yayınlıyordu. 2600'ün eski sayılarına halen ABD'deki büyük kitapçılarda rastlamak mümkün. 1986: Bilgisayar kullan, hapse gir Hükümet ve şirket bilgisayarlarına izinsiz girişler artınca Amerikan Kongresi önlem almaya karar verdi ve hack etmeyi cezalandıran bir kanun hazırladı. Ancak yasa belirli yaşın altındakilerini kapsamıyordu. 1988: Morris virüsü 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Robert Morris'i tanımıyor olsanız da hâlâ hemen her gün onun attığı tohumun zehriyle karşılaşıyor hatta belki mağduru oluyorsunuz. Cornell Üniversitesi'nde okuyan ve babası Ulusal Güvenlik Bürosu'nda yönetici olan Robert T. Morris adlı genç, hükümete ait ARPANET (bugünkü internetin atası) bilgi ağına kendini kopyalayan bir virüs yerleştirdi. Virüs, 6000 bilgisayarlık bilgi ağında hızla yayıldı, hükümet ve üniversitelerin bilgisayarlarını kilitledi. Morris'in 1988 yılında kazayla internet ortamında kendi kendine çoğalan worm'u (solucan) birçok bilgisayara bulaştı ve kullanılmaz hale getirdi. 99 satırlık bir deneme projesi olarak 'ortaya saldığı' solucan virüsü bilgisayardan bilgisayara bulaşma özelliğiyle o dönemde büyük sorun yarattı. Morris, Unix sistemlerinin etkilenip etkilenmeyeceğini görmek istemiş. Bu olayın en önemli yanlarından bir tanesi de çok küçük bir kitle tarafından bilinen "hacker" kavramının, geniş kitlelerin diline dolanmasını sağlamasıdır. Yaptığı ortaya çıkınca, Morris Cornell üniversiteden atıldı, üç yıl gözaltı cezasına mahkum oldu ve 10 bin dolar para cezası ve saatlerce sosyal hizmet cezasıyla kurtuldu. Morris, bilgisayarla evde tanıştı. Daha ilk gençlik çağında Morris'in Bell Laboratuvarları'nın bilgisayar ağında hesabı ve hacker akımına ilk katılanlardan olduğu için ayrıcalıklı kullanıcı statüsü vardı. 1990'da Legion of Doom adlı bir hacker grubu üyesi olan Erik Bloodaxe'in evine baskın düzenleyen polis, yaptığı aramalarda Morris'in internet worm'unun kaynak kodunun bir kopyasını buldu. Karanlık bir geçmişe sahip olan ve bir zamanlar "rtm" takma adını kullanan Robert Motris,şu anda MIT'de asistan profesör olarak görev yapmaktadır. 1989: Almanlar ve KGB Uluslararası basının manşetlerine çıkan büyük çapta ilk hack olayına Almanlar imza attı. Batı Almanya'daki Chaos Computer Club'la da bağlantıları olan hacker'lar, Amerikan devletine ve şirketlerine ait bilgisayarlara girmek ve sistem kodlarını Sovyetler Birliği'nin istihbarat servisi KGB'ye satmaktan tutuklandı. Bu tarihin ilk siber casusluk vakasıydı. Grubun üç üyesi, başka hacker'lar tarafından polise ihbar edilmişti. Grubun dördüncü kişisi ve lideri olduğu sanılan hacker intihar etti. Tutuklananlar da hapse mahkum oldular ancak çaldıkları bilgi tanımlanamadığı için cezaları tecil edildi. Aynı tarihte gerçekleşen bir başka olayda tutuklanan Mentor isimli hacker, bugün "Hacker'ın Manifestosu" olarak tanınan ünlü tezini yayınladı. Hack etmenin savunulduğu metinde "Suçum merakımın bir parçası. ...Ben bir hacker'ım. Beni engelleyebilirsiniz ama hepimizi durduramazsınız." gibi ifadeler yer alıyordu. 80'lerin sonunda BD'de 'Computer Emergency Responce Team' adlı acil müdahale ekibi kuruldu. Bu ekibin görevi,giderek artan siber saldırıları araştırmaktı. 1990: Sundevil Operasyonu Amerikan gizli servisi, uzun bir araştırma döneminin ardından 14 kentte büyük bir hacker operasyonu başlattı. Sabah erken saatlerde yapılan baskınlarda bilgisayar, kredi kartı ve telefon sahtekarlığı yapan çok sayıda kişi tutuklandı. Bu operasyon hacker gruplarına büyük darbe vurdu. Gizli servisin kaynağı hacker ihbarlarıydı (ihbar etmelerindeki neden ihbar eden hacker'ın aftan yararlanmasıydı). Ayrıca hacker'ların af karşılığında birbirlerini ihbar etmeleri yüzünden hackerlar arasında bir bölünmeye yol açtı Bu operasyon tarihe "Sundevil Operasyonu" olarak geçti. 1993: Hack etmek varken neden araba çalayım? Bir radyo istasyonu, dinleyicilerin telefonla katıldığı bir yarışma düzenliyordu. Kevin Poulsen ve iki arkadaşı, radyodaki yarışmadan araba kazanmak için ilginç bir yola başvurdu. İki Porche ve 20 bin dolara göz koyan üç kafadar radyonun telefon sistemiyle oynayarak kendilerinin dışındaki aramaları blokladı ve radyoyu arayarak iki Porsche ile 20 bin dolarlık bir tatil kazanmayı başardı. Poulsen, bir telefon şirketinin sistemine girmekten aranıyordu, yakalanınca da 5 yıl hapse mahkum oldu. 1996'da hapisten çıkınca bilgisayar suçları üzerine yazılar yayınlamaya başladı. 1993'te ilk hacker konferansı Def-Con Las Vegas'ta toplandı. Bu konferans elektronik mesajlaşma panoları olan BBS'lere "elveda" demek için düzenlenmişti. Ancak o kadar popüler oldu ki her yıl düzenlenen geleneksel hacker konferansına dönüştü. 1994: Bilgiler İnternette İnternet yeni tarayıcısı Netscape'e kavuştuğu zaman hacker'lar da BBS'lerdeki bilgileri web sayfalarına taşımaya başladı. Hack programları ve ipuçlarına erişim kolaylaştığı için hacker'lıkta yeni bir dönem başlamış oldu yani hacker'lara gün doğdu. Netscape Navigator'la web'teki bilgilere ulaşmak daha kolay hale geldi. 1995: Mitnick olayı Seri halde bilgisayar suçu işleyen Kevin Mitnick, federal ajanlar tarafından 20 bin kredi kartı numarası çalmak suçuyla tutuklandı. Mahkemeye çıkarılmadan dört yıl hapiste kaldı ve hacker'ların yeraltı dünyasının en ünlü ismi oldu. Mart 1999'ta çıkarıldığı mahkemede, yedi ayrı suçtan mahkum oldu ve bir süre daha hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Mitnick'in uzunca bir süre bilgisayar kullanması yasaklandı. Aynı yıl Rus hacker'lar Citibank'ın sistemine girerek, dünyanın farklı şehirlerindeki banka hesaplarına tam 10 milyon dolar transfer etti. Grubun lideri Vladimir Levin ABD'de yargılandı ve üç yıl hapse mahkum oldu. Yetkililer, 400 bin dolarlık kısmı dışında çalınan parayı geri almayı başardı. Tsutomu Shimomura San Diego Supercomputer Center'da son sınıf öğrencisidir.(Halen alttan dersleri varmı bilmiyoruz tabi .Ana dalıbilgisayar fiziği ve güvenliğidir. Şubat 1995'de birşok online servise ve internet şirketlerine ünlü hacker Kevin Mitnick'in izini sürmede yardımcı olmuştur. (Mitnick Shimomura'nın bilgisayarından birçok program ve e-mail çalmıştır.) Tsutomu Shimomura ayrıca Takedown adlı kitabın yazarıdır. Kitap Amerika'nın en çok aranan kaçağının takibini ve yakalanmasını alatmaktadır. 1996: NASA ve ABD donanması için bileşenler üreten Omega Engineering adlı firmanın sistemine altı satırlık bir kod ekleyen Timothy Lloyd kurumsal ölçekteki en büyük hasarı verdi. Zamana ayarlı bir mantık bombası içeren yazılım çalıştığı anda kurumun bütün üretim verilerini silmeye başladı. Zarar 10 milyon dolar olarak belirlendi. 1997: AOL'yi hack'lemek America Online'nı hack'lemeye yarayan "AOHell" adlı küçük bir yazılım ortaya çıktı. Bu yazılımla sınırlı bilgisi olan hacker'lar bile AOL sistemine kolayca giriyordu. AOL kullanıcılarının e-mail'leri ve mesaj grupları günlerce mail bombardımanına uğradı. 1998: Back Orifice çıktı İsrailli hacker'ların da içinde bulunduğu The Cult of Death Cow, DefCon konferansında Back Orifice adlı Trojan (truva atı) olarak tanımlanan bir program yazdı. Program, Windows 95 ya da Windows 98'in olduğu bilgisayarda aktif hale geldiğinde, makineye uzaktan izinsiz erişimi sağlıyordu. Aynı yıl Pentagon'un bilgisayarlarına saldırıldı ve çok sayıda programın kodları çalındı. Hükümet yetkilileri eylemin Amerikan askeri sistemlerine yapılan "en organize ve sistematik saldırı" olduğunu açıkladı. Olayla ilgili Ehud Tenebaum adlı 19 yaşında bir İsrailli genç tutuklandı. Tenebaum bugün bir teknoloji danışmanlığı şirketinde çalışıyor. 90'lar boyunca, CIA, NASA, Hava Kuvvetleri, Pentagon ve Adalet Bakanlığı gibi ABD'nin önde gelen kurumlarının bilgisayar sistemleri ya da web siteleri defalarca hack'lendi. 1999: Yazılım güvenliği gündemde O yıllarda 30 yaşında olan David Smith, Las Vegas'ta strip dansı yapan sevgilisi Melissa'nın adını verdiği virüsüyle dünyanın her yerinde adından söz ettirdi. Dünya çapında 300 firmanın bilgilerinin tamamen silinmesine yol açan bu virüs toplamda 400 milyon dolarlık hasara yol açtı. Yakalanan Smith beş yıl hapse mahkûm oldu. Windows 98 işletim sisteminin piyasaya çıkışının ardından 1999 "güvenlik ve hack yılı" oldu. İşletim sisteminde çok sayıda güvenlik açığı ortaya çıktı ve bilgisayarları hacker'lara karşı koruyan ürünler piyasayı doldurdu. 2000: Servis dışı Bugüne kadarki en büyük ‘Denial of Service' türü saldırılardan biri gerçekleşti. eBay, Yahoo ve Amazon gibi dev internet portallarını veri bombardımanına tuturak çökerten hacker'lar milyonlarca dolarlık zarara da neden oldu. Microsoft'un kurumsal sistemlerine giren hacker'lar Windows ve Office'in son sürümlerinin kaynak koduna ulaştı. ‘Love Bug' ya da Aşk virüsü tüm dünyayı kasıp kavurdu. Milyonlarca bilgisayarın etkileyen virüs, milyonlarca dolarlık maddi hasara da yol açtı. 2001: Microsoft Microsoft domain name sunucularının hedef alındığı yeni bir tür denial of service saldırısına maruz kaldı. Milyonlarca kullanıcı, saatlerce Microsoft'a bağlı kuruluşların sitesine giremedi. İki saat içinde tespit edilen saldırı, iki gün boyunca giderilemedi. 2002: Sanal Alem sayfasında da yer verdiğimiz İngiliz Gary McKinnon, evinde geçirdiği uykusuz saatleri bilgisayar sistemlerine sızarak değerlendirmeye karar veren başka bir hacker. ABD savunma ağına girerek 90'ın üstünde sisteme girmeyi başaran McKinnon anavatanında yakalanarak hapse konuldu.

Yorumlar

Yorum

Sosyal Ağlar

İletişim

Bilgi almak için aşağıda mevcut bulunan elektronik posta adresinden bize ulaşabilirsiniz.

zeyneptugceyilmaz@outlook.com.tr